Sayfalar

Pazartesi, Mayıs 03, 2010

Bu Balkonda...

Kediciklere bakar,arabaların altına girdiklerinde üzülür,çıktıklarındaysa sevinç çığlıkları atar...
Kuşlara bakar,öter onlarla cik cik,uçup gittiklerinde üzülür,uyumaya gitmiştir giden,yenisini arar gözleri...
Oynayan çocuklara bakar,konuşur onlarla sanki duyacaklar gibi "gel,otur,koş"...
Arabalara bakar, "düt düüüttt"eşliğinde,parka giden çocuklar vardır içlerinde...
Ağaçlara bakar,bulutlara bakar,güneşe bakar, konuşur kendince...
Bakarda bakar ve kimbilir ne düşüncelere dalar benim masum çiçeğim.


Cumartesi, Mayıs 01, 2010

İki Fındık İki Fıstık

Bugün sevgili arkadaşım Feride ve sarı şeker kızı Merve Miraç bize geldiler.
Arada oyuncak kavgaları olsada pek yormadı bizi fındıklar.Merve kendi oyuncaklarının aynılarını kucaklayıverdi,Duruda peşinden koşturdu "Dudunuuun" diyerek :).Öğleden sonra Mervecik uyudu Duru tüm çabalarıma rağmen uyumak istemedi.Feride teyzesi bol bol yoğurdu onu :) Bizde ağırlıklı olarak çocuklarla ilgili sohbet ettik,güzel bir gündü ağırlamaktan çok mutlu oldum.Geç geldiler erken kalktılar, daha fazla zaman geçirmek isterdim gün çok çabuk bitti,daha karpuz kesicektik :).En kısa sürede tekrar görüşmek dileğiyle gittiler.
Bu arada Feride teyzesi çok güzel eğitici bir telefon almış Duruya oda kendince teşekkür etti (keşekküü) :)

Resimleri cepten çektim en iyileri bunlardı,idare ediverin gari :)

Cuma, Nisan 30, 2010

Spor Şart


Sevgili kızım bu koşu bandını ilk kez halasının evinde gördü ve üzerinden inmek istemedi.Kilolarının oda farkında demekki,ee biyerden başlamak lazım :)

Boyadık Boyandık

,d,
Aktivite bir hafta öncesine ait,kart okuyucum bozulduğu için anca bugüne yenisini alıpta ekleyebildim.
Efenim kızımla ikinci parmak boyası operasyonunu gerçekleştirdik.İlkine göre daha tecrübeliydi artık parmaklarını batırıp batırıp bi güzel yarattı sanat eserini.Elindeki boyalar kuruyunca yine rahatsız olup sürekli silmemi istedi ama sonuç güzeldi.Aslında sık yapılabilir vede keyifli bi aktivite,nedense parmak boyası deyince sanki halı koltuk batacak gibi bi izlenim oluşuyor halbuki hiçte öyle olmadı iki seferdede.Güzel güzel yaptı boyamasını hiçbir yerde kirlenmedi,hoş kirlensede çıkmayacak bişey değil ama biz anneler kuru,pastel gibi daha masum boyaları tercih ediyoruz sanırım.En kısa zamanda sulu boya çalışmasıda yapıcaz,aşıcaz kendimizi:)


Perşembe, Nisan 22, 2010

Biraz Oyuncak,Biraz Renk...

8 sularında kalktık Duru'cuğumla,yataktan kalkmamız 9'u buldu.Yeme içme faslından sonra üzerimdeki rehaveti bi kenara bırakıp kendimizi oyuna verdik.Normalde Duruyu doyurduktan sonra o oynarken ben biraz daha şekerleme yapıyordum, vicdan azabı duyarken gözlerim kapanıveriyodu.İşte bugün silkelenip kendime geldim ve o miskinliği attım üzerimden.Nasıl atmışımki önce boyama yaptık,sonra bütün pazzlerımızı yaptık,peşine eşleştirme taşlarımızla oynadık,boncuk geçirme,kitaplar derken saat öğleyi buldu.
Pazzle'lar tutmalı olanlardan ama artık ezberledi hepsini bibirine geçmeli pazzle almam lazım bikaç tane.Yine yeni kitaplar almalıyım,evdekileri tükettik.Boncuklu oyuncak zamanınıda geçmişiz sanırım ilk günden sonra sıkıldı yapmaktan.Ne çabuk büyüyor,ne çabuk öğreniyor bu çocuklar?Hızlarına yetişmek ne mümkün...
Bende son zamanlarda biraz tembelleştim sanırım yeni aktiviteler üretemiyorum kızıma.Daha çok araştırmalı daha çok şeyler yapmalıyım,bazı bloglara bakıyorumda ne yaratıcı anneler var.Böyle düşününce kötü hissediyorum kendimi.Aklımda yeni fikirler var aslında ama birde icraata dökebilsem.

Bu parça-bütün oyuncağıyla daha çok ilgileniyor son zamanlarda.Henüz tam olarak yapamasada baya baya doğru koyar oldu,ters koyunca kaldırıp düzeltiyor falan.Çok severek almıştım bu oyuncağı ilgilenmesi hoşuma gidiyor.

Turuncu ve mor çok kolay öğrendiği renkler oldu,ben hiç bir çaba göstermedim sadece sordu ve söyledim.Kırmızı,mavi ve sarı'yı sık sık tekrarladık ancak öğle öğrendi.Ne ilginç değilmi kimbilir o renkler derinlerde bir yerlerde nasıl etkiliyo onu.

Pazartesi, Nisan 19, 2010

Pazar, Nisan 18, 2010

Yaşanılası Güzel Şehir


Evlenip yerleştiğim,ilk anne olduğum,ilk örtündüğüm ve daha bir çok ilkleri yaşadığım güzel şehir,Karadeniz Ereğli.Masmavi  denizi,yemyeşil alanları,çantamı kollamak zorunda kalmadığım,fermuarı açık halde bile çarşı pazar dolanabildiğim,sakin ve güvenli caddeleriyle yaşanılası nadir yerlerden biri.

"Çınaraltı" bizim mekanımız.Oturup saatlerce arkadaşlarımızla sohbet ettiğimiz,bir yandan okey oynayıp ( çok fazla bilemsemde :)) bir yandan çayımızı yudumladığımız,deniz kenarındaki müdavimi olduğumuz yer.
Duru'yu bu şehirde yetiştirmeyi çok isterdim.Eşimin iş sebeplerinden dolayı bu güzelim şehiri terketmek zorunda kaldık.
Kimbilir,ilerde bir gün belki yine bu yaşanılası şehre yolumuz düşer...