Sayfalar

Mimim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mimim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazartesi, Kasım 08, 2010

Bir Ödül Bir Mim


Sevgili Liya Azelya bu ödüle layık görmüş bizi,çok teşekkür ediyorum ve izlediğim bütün blogger arkadaşlarıma gönderiyorum.


Ortada bir çanta mimi dolaşıyor ne zamandır,çantalar fora ,esra, utku'nun annesi ve maya arkadaşlarım benide mimlemişler sağolsunlar,dökmemek olmaz şimdi hemen canlı canlı döküp bildiriyorum;

- Bir adet küçük boy ıslak mendil,

- İki-üç evden araklanmış peçete,

- Yarısı içilmiş bi kutu su

- Yarım paket bayatlamış baharatlı çubuk

- İki jetonlu oyuncak jetonu :)

- Kimlik

- Bir adet sigara bıraktırma cd.si eşim için (henüz izlenmemiş şimdi farkettim )

- Bir eski tarihli gazete

- Bir kaç vesikalık fotoğraf

- Bir kalem (ama not defteri yok,peçeteler iş görür sanırım ) 

- Belediyeden aldığım etkinlik kitapçığı,

- İki paket tek içimlik nescafe

- Bikaç fiş,makbuz

- Biraz bozukluk



Tek tek yazınca farkettim,neler sığdırmışım küçük çantama helal olsun bana,

Ve bu mimden çıkardığım ders, sık sık çantamı döküp temizleme gerekliliği :)


Yazdılarmı bilemiyorum ama bende bu mimi aşağıdaki arkadaşlara gönderiyorum.

Gülce ve Emine,

Annekaleminden Nihan,

Kerem ve Bahriye



Salı, Ekim 12, 2010

İstatisliktik şeysi

Sevgili füsun sobelemiş beni,istatistiklerimizden bakıp favori 5 postumuzun linklerini ekleyecekmişiz minik

içerikleriyle.Çok teşekkür ediyorum kendisine ve hemen eklemeye başlıyorum.



Sondan başa doğru;

5.Çiş Mevzu ,adındanda anlaşılacağı üzere Duru'nun çiş eğitimiyle ilgili süreci anlattığım post.

4.Bir Minik Tosbaa,evimize gelen minik su kaplumbağasının bize hissettirdikleriyle ilgili birkaç foto ve birkaç cümleden oluşan tosbamız gibi minik bir post.


3.Duru Deniz ve Güneş,Durunun ilk deniz maceresını bikaç resimle anlattığım sıcak bir yaz postu.


2.İki Bİtti Bile,İkinci yaş günümüzün aile arasında kutlandığı ve benim o günkü duygularımı paylaştığım,durunun resimleriyle dolu doğumgünü postu.


1.Rahat Bırakın Yav,Çocuk yetiştirirken, büyüklerimizin bizim koyduğumuz kuralları yok saydığı ve bizi zorda bırakan, çoğu kez sinilendiren durumları,kendi yaşadığım bikaç örnekle açıkladığım post. 


Azıcık nostalji yapmış oldum böylece :)
Bende aşağıdaki arkadaşlarımı sobeliyorum,kaçmak yok yazmak  mecburi.


Sanberk ve Fikriye,
Yiğit ve Ayşe,
Uras ve Maya,
Anne Kalemi Nihal,
Bir Terazi kızı Serpil

Pazar, Ekim 10, 2010

En Sevdiklerim


Peluş oyuncaklarım,onlar en sevdiklerim...altı,beş,sekiz,bi sürü var...En büyük zevkim hepsini oturma odasına yada annemlerin yatağına taşıyıp babamla evcilik oynamak.Bazen onlara hamurdan mamalar yapıyoruz babamla,bazende  minik kağıtlardan yapıp yediriyoruz,uyutuyoruz,bazende hasta oluyolar doktora götürüyoruz,çok eğlenceli hepsi :) Annem güzel oynayamıyor hemen sıkılıyor,babam çok yaratıcı ama bi sürü şey yapıyoruz onunla,hergün işten gelmesini iple çekiyorum.Annem evi dağıttık diye kızıyo bize,her taraftan oyuncak çıkıyomuş.Ee ne güzel işte :) 


Emektar tencerelerim...onlarda vazgeçilmezlerim.Bir yaşımdan beri oynuyorum onlarla,içlerine su doldurup aktarıyorum,yemek pişiriyorum.Şimdilerde annem su vermiyor döküyomuşum ve üstümü ıslatıyomuşum,onun yerine bi avuç fasulye yada makarna veriyor,onlarda koltukların sehpanın altına kaçıp duruyor,yakında bunlardanda olucaz gibi.

Pazzlelarım ...Annemin en sevdikleri,oturularak yapılıyorya ondan sanırım.Bende seviyorum,bazılarını kendim yapıyorum,çok parçalılarda ise annem azıcık yardım ediyor.Şekiller oluşunca çok mutlu oluyorum,sonra döküp döküp tekrar yapıyoruz.

Kahvaltı setim...Nasıl kahvaltıysa içinde limon,armut hatta kerevize benzeyen bişey bile var.Kesmesi çok zevkli ama, kendi bıçağıyla çıkırt çıkırt kesiyorum,yapıştırıyorum bazende peluş oyuncaklarıma yediriyorum.

Ksilofonum...Bi çubuk anneme bi çucuk bana birlikte çalıyoruz,annem yavaş vur diyor ama o zamanda zevki olmuyorki.
Parça bütün oyuncağım...Baya küçükken aldı annem, beni dahi sanıyor herhalde,şimdilerde yapabiliyorum ancak,altıgen varmış burdan öğrendim daha neler görücez bakalım.


Sevgili füsun mim haline getirmişti bu post.u,bende yazmak istedim ve yazmak isteyen herkesi mimliyorum.

Perşembe, Temmuz 29, 2010

Mimim Geldi

Küçük prensesler ece ve defne 'nin anneleri mimlemişler beni.Çok teşekkür ediyorum.




Felsefem : Hayat kısa,mutlu et,mutlu ol.


Hayat : Birkaç saniyelik çok tatlı uyku hali.


Çocukluk: Yakantop,seksek,ip atlama,biriktirilen deniz kabukları ve "teyze ayşegül aşağı gelebilir mi" cümlesini sıkça duyduğum güzel anlarım :)

Güneş: Olmayınca aranan,olunca dert yanılan,en sevdiğim mevsimi çağrıştıran.


Gözler: Sadece görevini yerine getirerek bütün halet-i ruhiyeyi anlatabilen tek organ.


Yıldızlar: Gökyüzünün mucizevi incileri.


Güzellik: Herkesin tutkunu olduğu ama herkesin sahip olamadığı , içiyle avunulan :)


Sevgi: Bazen bir anlık vuruluş,bazen yaşanmışlıkların toplamı,bazende en derinde zaten hep olan.


Aşk: Küçük bir kızın durduk yere babasına sarılıp "seni sevyom" demesi.


Müzik: Son günlerde benim için Candan'ın "Bahar"ı.


Dost: Yakın arkadaşlarım oldu ama dostlarım olabildimi bilmiyorum.İhanete uğrayanlardan iyi durumdayım sanırım.


Para: Olmayınca aranan,olunca hala aranan,uğruna insanların feda edilebildiği,tükenmekle biten ama tüketmekten bıkılmayan enteresan bir şey.


Zaman : Bi bakmışım 30'umdayım.Bi bakmışım ölmüşüm.



Kadınlar : Yeryüzünün en duygulu,en estetik,en hassas ve en kıskanç,en entrikacı ,en geveze canlıları : )



Savaş: İnsanların açgözlülüklerinin yine insanlara ödetildiği ağır ve anlamsız bedel.



Ağlamak: Sevinincede üzülüncede başvurulan,benimde ara sıra uğradığım terapi gibi tarifsiz garip bir his.


Deniz: Ne güzeldir kokusu,dalga sesleri,pozitif enerjisi.



Ayna: Her eve lazım :)  Aynasız yaşamak nasıl olurdu acep?



Hayal: Duru'dan sonra çokça artan.


Okurken çok kısaydı ama yazarken biraz uzun sürdü :)
Aşağıdaki arkadaşların neler yazacağını merak ederekten mimliyorum kendilerini.


sirar
başak
şule
meripoint
füsun

Perşembe, Haziran 10, 2010

İLK SOBEM

Adoşun annesi Başakcım ve Betüşün annesi Abidecim sobelemişler beni sağolsunlar,bende zevkle yazıyorum.


1.Nasıl Giydiriyorsunuz?

Karışık...Evde bazen atlet kilotla bazen pijamasının üstüne geçirdiği eteğiyle dolanıyor  :)
ama çoğu kez t-shirt,tayt,şort,eşofman tarzı giyiniyor.Nasıl rahat ediyorsa,nasıl mutlu oluyorsa yani.Anası gibi evde salaş olmayı seviyor oda.Kız olmanın verdiği bir kokoşlukta var tabi.
Dışarıdada yine aynı şekilde rahat olması önceliğim.Klasik tarz elbiseler yerine,yumuşak spor elbiseler,şık bir etek üzerine bady yada rahat bi pant.yine üzerine gömlek,bady renk uyumuna göre giydirmeye çalışıyorum.

2.Marka mı ? Pazar mı ? Semt butiği mi? Nerelerden alış veriş yapıyorsunuz bebelere ?
 
Markasız çorap bile giyidirmem ! Külliyen yalan :) hiç marka takıntım yoktur aksine.Rengini,modelini,kalitesini beğendiğim herşeyi,o anki bütçemede uygunsa heryerden alabilirim (uçuk fiyatlar hariç).Kıyafetlere çok paralar dökme taraftarıda değilim.Ürünü elime aldığımda zaten az çok anlaşılıyor kalitesi.Bir tane alıp uzun giydireyim yerine üç tane alayım çeşit olsun derim  :) tabi rahat olması ve zevkime uygun olması koşuluyla.Dolabında çoğunlukla Lcw marka hakim.Öncelikle renk ve modellerinin çok ve çeşitli olması,sonrada fiyatlarının uygun olması bunun başlıca sebebi.Fiyatlarından dolayı olsa gerek diğer mağazalara göre kalabalık olması,daha sıcak bi ortam yaratıyor.Pazar yerinde gibi istediğim şekilde karıştırabiliyorum peşimde eleman olmadan :) ee geçen sene giydirdiğim iki yaş badylerinide hala giydirebiliyorum daha ne olsun.

3.Haftada 3-5 defa makine döndüren çamaşır canavarlarının cicilerini ütülüyor musunuz?  

Arada sırada,aklıma eserse (  kırkyılda bir :) ) Ben makineden çıkardığımda düzelterek katlayıp bekletiyorum bikaç saat sonra asıyorum ütülü gibi oluyor :)
 
4.Terlik mi Sandalet mi?
 
Terlik giyebilen varmıki bu yaşlarda ? Daha yeni Deichman'dan sandalet aldık bu yazı onla geçiririz artık.Normal ayakkabı bulmak biraz zor oluyor ama, birazcık enli ayakları.Boy 24 ama en 25 anca oluyor.Koca ayaklı diye boşuna demiyorum :)

5.Şapka sorun mu ? Nasıl çözüyorsunuz?
 
Hemen hemen hiç sorun olmadı diyebilirim,inşallah bu yazda değişmez bu durum.
 
6.Malum deniz mevsimi açıldı.Mayo kullanıyor musunuz?Öneriler ?
 
Duru daha hiç denize giremedi,bu sene inşallah.Kesinlikle mayo bikini tarzı bişey almayı düşünüyorum zamanı gelince.Bayılıyorum minik mayolu totişlere :)

Bende aşağıdaki arkadaşlarıma sobee diyorum,bakalım onlar neler giydiriyor.

fikriye ve yakışıklı oğluşu sanberk

ayşe ve tosun oğlu yiğit

elif ve boncuk gözlü kayra

tatlı beril ve annesi

zeynep ve güzel kızı defne