Sayfalar

Oyuncak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Oyuncak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazar, Ekim 10, 2010

En Sevdiklerim


Peluş oyuncaklarım,onlar en sevdiklerim...altı,beş,sekiz,bi sürü var...En büyük zevkim hepsini oturma odasına yada annemlerin yatağına taşıyıp babamla evcilik oynamak.Bazen onlara hamurdan mamalar yapıyoruz babamla,bazende  minik kağıtlardan yapıp yediriyoruz,uyutuyoruz,bazende hasta oluyolar doktora götürüyoruz,çok eğlenceli hepsi :) Annem güzel oynayamıyor hemen sıkılıyor,babam çok yaratıcı ama bi sürü şey yapıyoruz onunla,hergün işten gelmesini iple çekiyorum.Annem evi dağıttık diye kızıyo bize,her taraftan oyuncak çıkıyomuş.Ee ne güzel işte :) 


Emektar tencerelerim...onlarda vazgeçilmezlerim.Bir yaşımdan beri oynuyorum onlarla,içlerine su doldurup aktarıyorum,yemek pişiriyorum.Şimdilerde annem su vermiyor döküyomuşum ve üstümü ıslatıyomuşum,onun yerine bi avuç fasulye yada makarna veriyor,onlarda koltukların sehpanın altına kaçıp duruyor,yakında bunlardanda olucaz gibi.

Pazzlelarım ...Annemin en sevdikleri,oturularak yapılıyorya ondan sanırım.Bende seviyorum,bazılarını kendim yapıyorum,çok parçalılarda ise annem azıcık yardım ediyor.Şekiller oluşunca çok mutlu oluyorum,sonra döküp döküp tekrar yapıyoruz.

Kahvaltı setim...Nasıl kahvaltıysa içinde limon,armut hatta kerevize benzeyen bişey bile var.Kesmesi çok zevkli ama, kendi bıçağıyla çıkırt çıkırt kesiyorum,yapıştırıyorum bazende peluş oyuncaklarıma yediriyorum.

Ksilofonum...Bi çubuk anneme bi çucuk bana birlikte çalıyoruz,annem yavaş vur diyor ama o zamanda zevki olmuyorki.
Parça bütün oyuncağım...Baya küçükken aldı annem, beni dahi sanıyor herhalde,şimdilerde yapabiliyorum ancak,altıgen varmış burdan öğrendim daha neler görücez bakalım.


Sevgili füsun mim haline getirmişti bu post.u,bende yazmak istedim ve yazmak isteyen herkesi mimliyorum.

Cuma, Ağustos 27, 2010

Şiddetsiz bol Paylaşımlar...



Bu tatlı surat bugün elindeki peluş oyuncağıyla en sevdiği bez bebeğine vururken, gözlerimin içinede bakarak "dövüyom anne bebeği" dedi."Hayır kızım neden yapıyorsun"  diye sorduğumdada "ama yaramazlık yaptı anne"cevabını verdi."Yaramazlık yapan dövülür" sonucuna nerden vardı hiçbir fikrim yok.

Bu konuda bilinçli olan her anne gibi elimden geldiğince korumaya çalışıyorum şiddet içeren durumlardan.
Tv.izlerken çıkarsa diye kumanda elimde durur hemen değiştirebileyim diye.Hatta alışkanlık olmuş bazen Duru odada yokkende değiştiriyorum refleks olarak :) Gerçi şimdi reklamlardan çizgi filmlere kadar heryerde şiddetle karşılaşmak mümkün.Gsm reklamındaki adamın çığlık eşliğinde kafasını mermere gömdüğünü hangi cümle açıklayabilir "anne amca napıyoo"diye soran küçük bi çocuğa.
Yine çocuk düştüğünde düştüğü yeri döven "al sana bakalım"diyen eş dost akrabada sağolsun tabi.

Bukadar uyaran varken çocuğun şiddetsiz bir ordamda büyümeside düşünülemez sanırım.



Bu hamak tarzı salıncağı Duru biner diyerekten kurmuştum balkona, ama ondan çok bu peluş oyuncaklar keyif yaptı diyebilirim :)
Özenle dizilirler hergün yanyana,rahatlıklarınada çok dikkat eder benim kızım.
Kenarları yastıklarla genişletilmiştir salıncağın,hepsi aynı hizada durmalıdır dostların.
Sallanırda sallanırlar minik bir elin yardımıyla.Ancak acıktıklarında yada hasta olup doktora gideceklerinde çıkartılırlar :)
Umarım hep böyle paylaşabilir herşeyini sevdikleriyle,
Paylaşmanın tadına varabilir,
Paylaştıkça çoğaldığını görebilir umarım...


Perşembe, Nisan 22, 2010

Biraz Oyuncak,Biraz Renk...

8 sularında kalktık Duru'cuğumla,yataktan kalkmamız 9'u buldu.Yeme içme faslından sonra üzerimdeki rehaveti bi kenara bırakıp kendimizi oyuna verdik.Normalde Duruyu doyurduktan sonra o oynarken ben biraz daha şekerleme yapıyordum, vicdan azabı duyarken gözlerim kapanıveriyodu.İşte bugün silkelenip kendime geldim ve o miskinliği attım üzerimden.Nasıl atmışımki önce boyama yaptık,sonra bütün pazzlerımızı yaptık,peşine eşleştirme taşlarımızla oynadık,boncuk geçirme,kitaplar derken saat öğleyi buldu.
Pazzle'lar tutmalı olanlardan ama artık ezberledi hepsini bibirine geçmeli pazzle almam lazım bikaç tane.Yine yeni kitaplar almalıyım,evdekileri tükettik.Boncuklu oyuncak zamanınıda geçmişiz sanırım ilk günden sonra sıkıldı yapmaktan.Ne çabuk büyüyor,ne çabuk öğreniyor bu çocuklar?Hızlarına yetişmek ne mümkün...
Bende son zamanlarda biraz tembelleştim sanırım yeni aktiviteler üretemiyorum kızıma.Daha çok araştırmalı daha çok şeyler yapmalıyım,bazı bloglara bakıyorumda ne yaratıcı anneler var.Böyle düşününce kötü hissediyorum kendimi.Aklımda yeni fikirler var aslında ama birde icraata dökebilsem.

Bu parça-bütün oyuncağıyla daha çok ilgileniyor son zamanlarda.Henüz tam olarak yapamasada baya baya doğru koyar oldu,ters koyunca kaldırıp düzeltiyor falan.Çok severek almıştım bu oyuncağı ilgilenmesi hoşuma gidiyor.

Turuncu ve mor çok kolay öğrendiği renkler oldu,ben hiç bir çaba göstermedim sadece sordu ve söyledim.Kırmızı,mavi ve sarı'yı sık sık tekrarladık ancak öğle öğrendi.Ne ilginç değilmi kimbilir o renkler derinlerde bir yerlerde nasıl etkiliyo onu.

Cumartesi, Nisan 17, 2010

Boncuklu Meret


Ne zamandır arayıp bulamadığım,bulduğumdaysa çok pahalı bulup almadığım boncuklu ipe geçirme oyuncağınının çakmasını yapmak bugüne kısmetmiş.Eşimin dedesinden yadigar iri boncuklu tesbihten araklanan 8-10 ahşap boncuk (boncukları daha sonra yerine koyma sözüyle eşimi ikna edebildim :)) ve bozuk bir şarjdan kesilmiş kablo,bu iş için biçilmiş kaftan oldu.Gördüğünüz renkli boncuklarda Duru'nun bi kaleminden çıkartılma.Oyuncağın orjinalinde delikler biraz daha geniş ama olsun işlev aynı.
Duru kah geçirdi kah geçiremeyip sinirlendi.Boncuğu delikten geçirmede sorun yok pür dikkat geçiriyor ama delikten geçtikten sonraki ucunu kaçırıyor bazen ve boncuk düşüveriyor haliyle.Ama deliklerinde dar olduğunu düşünürsek ilk gün için hiçte fena değildi.